Suara Suresi ve Faziletleri

Suara Sûresi (Türkçe Okunuşu)​​

BİSMİLLAHİRAHMANİRAHİM

1. Ta sım mım  
2. Tilke ayatül kitabil mübın  
3. Lealleke banıun nefseke ella yekunu mü'minın  
4. İn neşe' nünezzil aleyhim mines semai ayeten fe zallet a'nakuhüm leha hadııyn  
5. Ve ma ye'tıhim min zikrim miner rahmani muhdesin illa kanu anhü mu'ridıyn  
6. Fe kad kezzebu fe seye'tıhim embaü ma kanu bihı yestehziun  
7. E ve lem yerav ilel erdı kem embetna fıha min külli zevcin kerım  
8. İnne fı zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
9. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
10. Ve iz nada rabbüke musa eni'til kavmez zalimın  
11. Kavme fir'avn e la yettekun  
12. Kale rabbi innı ehafü ey yükezzibun  
13. Ve yedıyku sadrı ve la yentaliku lisanı fe ersil ila harun  
14. Ve le hüm aleyye zembün fe ehafü ey yaktülun  
15. Kale kella fezheba bi ayatina inna meaküm müstemiun  
16. Fe'tiya fir'avne fe kula inna rasulü rabbil alemın  
17. En ersil meana benı israiyl  
18. Kale e lem nürabbike fına velıdev ve lebiste fına min umürike sinın  
19. Ve fealte fa'letekelletı fealte ve ente minel kafirın  
20. Kale fealtüha izev ve ene mined dallın  
21. Fe ferartü minküm lemma hıftüküm fe vehebe lı rabbı hukmev ve cealenı minel murselın  
22. Ve tilke nı'metün temünnüha aleyye en abbedte benı israıl  
23. Kale fir'avnü ve ma rabbül alemın  
24. Kale rabbüs semavati vel erdı ve ma beynehüma inküntüm mukının  
25. Kale li men havlehu ela testemiun  
26. Kale rabbüküm ve rabbü abaikümül evvelın  
27. Kale inne rasulekümüllezı ürsile ileyküm le mecnun  
28. Kale rabbül mesrikı vel mağribi ve ma beynehüma in küntüm ta'kılun  
29. Kale leinittehazte ilahen ğayrı le ec'alenneke minel mescunın  
30. Kale e ve lev ci'tüke bi şey'im mübın  
31. Kale fe'ti bihı in künte mines sadikıyn  
32. Fe elka asahü fe iza hiye sü'banüm mübın  
33. Ve nezea yedehu fe iza hiye beydaü lin nazırın  
34. Kale lil melei havlehu inne haza lesahırun alım  
35. Yürıdü ey yuhriceküm min erdıküm bi sıhrihı fe maza te'mürun  
36. Kalu ercih ve ehahü veb'as fil medaini haşirın  
37. Ye'tuke bi külli sehharin alım  
38. Fe cümias seharatü li mıkati yevmim ma'lun  
39. Ve kıyle lin nasi hel entüm müctemiun  
40. Leallena nettebius seharate in kanuhümül ğalibın  
41. Fe lemma caes seharatü kalu li fir'avne einne lena le ecran in künna nahnül ğalibın  
42. Kale neam ve inneküm izel le minel mükarrabın  
43. Kale lehüm musa elku ma entüm mülkun  
44. Fe elkav hıbalehüm ve ısıyyehüm ve kalu bi ızzeti fir'avne inna le nahnül ğalibun  
45. Fe elka musa asahü fe iza hiye telkafü ma ye'fikun  
46. Fe ülkıyes seharatü sacidın  
47. Kalu amenna bi rabbil alemın  
48. Rabbi musa ve harun  
49. Kale amentüm lehu kable en azene leküm innehu le kebirukümüllezı allemekümüs sıhr fe le sevfe ta'lemun le ükattıanne eydiyeküm ve ercüleküm min hılafiv ve la üzallibenneküm ecmeıyn  
50. Kalu la dayra inna ila rabbina münkalibun  
51. İnna natmeu ey yağfira lena rabbüna hatayana en künna evvelel mü'minın  
52. Ve evhayna ila musa en esri bi ıbadı inneküm müttebeun  
53. Fe ersele fir'avnü fil medaini haşirın  
54. İnne haülai le şirzimetün kalılun  
55. Ve innehüm lena le ğaizun  
56. Ve inna le cemıun hazirun  
57. Fe ahracnahüm min cennativ ve uyun  
58. Ve künuziv ve mekamin kerım  
59. Kezalik ve evrasnaha benı israıl  
60. Fe etbeuhüm müşrikıyn  
61. Felemma terael cem'ani kale ashabü musa inna le müdrakun  
62. Kale kella inne meıye rabbı seyehdın  
63. Fe evhayna ila masa enıdrib bi asakel bahr fenfeleka fe kane küllü firkın ket tavdil azıym  
64. Ve ezlefna semmel aharın  
65. Ve enceyna musa ve mem meahu ecmeıyn  
66. Sümme ağraknel aharın  
67. İnne fı zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
68. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
69. Vetlü aleyhim nebee ibrahım  
70. İz kale li ebıhi ve kavmihı ma ta'büdun  
71. Kalu na'büdü asnamen fe nezallü leha akifın  
72. Kale hel yesmeuneküm iz ted'un  
73. Ev yenfeuneküm ev yedurrun  
74. Kalu bel vecedna abaena kezalike yef'alun  
75. Kale e feraeytüm ma küntüm ta'büdun  
76. Entüm ve abaükümül akdemun  
77. Fe innehüm adüvvül lı illa rabbel alemın  
78. Ellezı halekanı fe hüve yehdın  
79. Vellezı hüve yut'ımünı ve yeskıyn  
80. Ve iza merıdtü fe hüve yeşfın  
81. Vellezı yümıtünı sümme yuhyın  
82. Vellezı at'meu ey yağfira lı hatıy'etı yevmeddın  
83. Rabbi heb lı hukmev ve elhıknı bis salihıyn  
84. Vec'al lı lisane sıdkın fil ahırın  
85. Vec'alnı miv veraseti cennetin neıym  
86. Vağfir li ebı innehu kane mined dallın  
87. Ve la tuhzinı yevme yüb'asun  
88. Yevme la yenfeu malüv ve la benun  
89. İlla men etellahe bi kalbin selim  
90. Ve üzlifetil cennetü lil müttekıyn  
91. Ve bürrizetil cehıymü li ğavın  
92. Ve kıyle lehüm eyne ma küntüm ta'büdun  
93. Min dunillah hel yensuruneküm ev yentesırun  
94. Fe kübkibu fıhahüm vel ğavun  
95. Ve cünudü iblıse ecmeun  
96. Kalu ve hüm fıha yahtesımun  
97. Tellahi in künna le fı dalalim mübın  
98. İz nüsevvıküm bi rabbil alemın  
99. Ve ma edalleha illel mücrimun  
100. Fe ma lena min şafiıyn  
101. Ve la sadıkın hamım  
102. Fe lev enne lena kerraten fe nekune minel mü'minın  
103. İnne fı zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
104. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
105. Kezzebet kavmü nuhınil murselın  
106. İz kale lehüm ehuhüm nuhun ela tettekun  
107. İnni leküm rasulün emın  
108. Fettekullahe ve etıy'un  
109. Ve ma es'elüküm aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemın  
110. Fettekullahe ve etıy'un  
111. Kalu enü'minü leke vettebeakel erzelun  
112. Kale vema ılmı bima kanu ya'melun  
113. İn hısabühüm illa ala rabbı lev teş'urun  
114. Ve ma ene bi taridil mü'minın  
115. İn ene illa nezırum mübın  
116. Kalu le il lem tentehi ya nuhu le tekunenne minel mercumın  
117. Kale rabbi inne kavmı kezzebun  
118. Fettah beynı ve beynehüm fethav ve neccinı ve mem meıye minel mü'minın  
119. Fe enceynahü ve mem meahu fil fülkil meşhun  
120. Sümme ağrakna ba'dül bakıyn  
121. İnne fı zalik le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
122. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
123. Kezzebet adünil murselın  
124. İz kale lehüm ehuhüm hudün ela tettekun  
125. İnnı leküm rasulün emın  
126. Fettekullahe ve etıy'un  
127. Ve ma es'elüküm aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemın  
128. E tebnune bi külli riy'ın ayeten ta'besun  
129. Ve tettehızune mesanıa lealleküm tahlüdun  
130. Ve iza betaştüm betaştüm cebbarın  
131. Fettekullahe ve etıy'un  
132. Vettekullezı emeddeküm bima ta'lemun  
133. Emeddeküm bi en'amiv ve benın  
134. Ve cennativ ve uyun  
135. İnnı ehafü aleyküm azabe yevmin azıym  
136. Kalu sevaün aleyna e veazte em lem teküm minel vaızıyn  
137. İn haza illa hulükul evvelın  
138. Ve ma nahnü bi müazzebın  
139. Fe kezzebuhü fe ehleknahüm inne fı zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
140. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
141. Kezzebet semudül murselın  
142. İz kale lehüm ehuhüm salihun ela tettekun  
143. İnnı leküm rasulün emın  
144. Fettekullahe ve etıy'un  
145. Ve ma es'elüküm aleyhi men ecr in ecriye illa ala rabbil alemın  
146. E tütrakune fı ma hahüna aminın  
147. Fı cennativ ve uyun  
148. Ve züruıv ve nahlin tal'uha hedıym  
149. Ve tenhıtune minel cibali büyuten farihın  
150. Fettekullahe ve etıy'un  
151. Ve la tütıy'u emral müsrifın  
152. Ellezıne yüfsidune fil erdı ve la yuslihun  
153. Kalu innema ente minel müsahharın  
154. Ma ente illa beşerum mislüna fe'ti bi ayetin in künte mines sadikıyn  
155. Kale hazihı nakatül leha şirbüv ve leküm şirbü yevmim ma'lum  
156. Ve la temessuha bi suin fe ye'huzeküm azabü yevmin azıym  
157. Fe akaruha fe asbehu nadimın  
158. Fe ehazehümül azab inne fı zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
159. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
160. Kezzebet kavmü lutınil murselun  
161. İz kale lehüm ehuhüm lutun ela tettekun  
162. İnnı leküm rasulün emın  
163. Fettekullahe ve etıy'un  
164. Ve es'elüküm aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemın  
165. E te'tunez zükrane minel alemın  
166. Ve tezerune ma haleka leküm rabbüküm min ezvaciküm bel entüm kavmün adun  
167. Kalu leil lem tentehi ya lutu le tekunenne minel muhracın  
168. Kale innı li ameliküm minel kalın  
169. Rabbi neccinı ve ehlı mimma ya'melun  
170. Fe necceynahü ve ehlehu ecmeıyn  
171. İlla acuzen fil ğabirın  
172. Sümme demmernel aharın  
173. Ve emtarna aleyhim metara fe sae metarul münzerın  
174. İnne fı zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
175. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
176. Kezzebe ashabül eyketil murselın  
177. İz kale lehüm şüaybün ela tettekun  
178. İnnı leküm rasulün emın  
179. Fettekullahe ve etıy'un  
180. Ve ma es'elüküm aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemın  
181. Evfül keyle ve la tekunu minel muhsirın  
182. Vezinu bil kıstasil müstekıym  
183. Ve la tebhasün nase eşyaehüm ve la ta'sev fil erdı müsidın  
184. Vettekullezı halekaküm vel cibilletel evvelın  
185. Kalu innema ente minel müsahharın  
186. Ve ma ente illa beşerum mislüna ve in nezunnüke le minel kazibın  
187. Fe eskıt aleyna kisefem mines semai in künte mines sadikıyn  
188. Kale rabbı a'lemü bi ma ta'melun  
189. Fe kezzebuhü fe ehazehüm azabü yevmiz zulleh innehu kane azabe yevmin azıym  
190. İnne fı zalike le ayeh ve ma kane ekseruhüm mü'minın  
191. Ve inne rabbeke le hüvel azızür rahıym  
192. Ve innehu le tenzılü rabbil alemın  
193. Nezele bihir ruhul emın  
194. Ala kalbike li tekune minel münzirın  
195. Bi lisanin arabiyyim mübın  
196. Ve innehu lefı zübüril evvelın  
197. E ve lem yekül lehüm ayeten ey ya'lemehu ulemaü benı israıl  
198. Ve lev nezzelnahü ala ba'dıl a'cemın  
199. Fe karaehu aleyhim ma kanu bihı mü'minın  
200. Kezalike seleknahü fı kulubil mücrimın  
201. La yü'minune bihı hatta yeravül azabel elım  
202. Fe ye'tiyehüm bağtetev ve hüm la yeş'urun  
203. Fe yekul hel nahnü münzarun  
204. E fe bi azabina yesta'cilun  
205. E feraeyte im metta'nahüm sinın  
206. Sümme caehüm ma kun yuadun  
207. Ma ağna anhüm ma kanu yümetteun  
208. Ve ma ehlekna min karyetin illa leha münzirun  
209. Zikra ve ma künna zalimın  
210. Ve ma tenezzelet bihiş şeyatıyn  
211. Ve ma yembeğıy lehüm ve ma yestetıy'un  
212. İnnehüm anis sem'ı le ma'zulun  
213. Fe la ted'u meallahi ilahen ahara fe tekune minel müazzebın  
214. Ve enzir aşiratekel akrabın  
215. Vahfıd cenahake li menit tebeake minel mü'minın  
216. Fe in asavke fe kul innı berıüm mimma ta'melun  
217. Ve tevekkel alel azızir rahıym  
218. Ellezı yerake hıyne tekum  
219. Ve tekallübeke fis sacidın  
220. İnnehu hüves semıul alım  
221. Hel ünebbiüküm ala men tenezzelüş şeyatıyn  
222. Tenezzelü ala külli effakin esım  
223. Yülkunes sem'a ve ekseruhüm kazibun  
224. Veş şüaraü yettebiuhümül ğavun  
225. E lem tera ennehüm fı külli vadiy yehımun  
226. Ve ennehüm yekulune ma la yef'alun  
227. İllellezıne amenu ve amilus salihati ve zekerullahe kesırav ventesaru mim ba'di ma zulimu ve seya'lemüllezıne zalemu eyye münkalebiy yenkalibun  

Suara Suresi Anlamı , Türkçe Meali

1. Tâ, Sîn, Mîm.  
2. Bunlar sana o apaçık Kitab'ın ayetleridir!  
3. Onlar iman etmeyecekler diye, neredeyse sen kendine kıyacaksın.  
4. Dilersek üzerlerine gökten bir ayet (mucize) indiriveririz de ona boyunları eğile kalır.  
5. Bununla beraber Rahman'dan kendilerine yeni bir öğüt gelmiyor ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.  
6. Evet, yalanlamaktalar; fakat onlara alay edip durdukları şeyin dehşet veren haberleri gelecektir.  
7. Yeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz onda her güzel çiftten nice bitkiler bitirmişiz.  
8. Şüphesiz ki, bunda mutlak bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.  
9. Şüphesiz ki, Rabbin, gerçekten güçlü, çok merhametlidir.  
10. Bir vakit Rabbin Musa'ya şöyle seslendi: "Git o zalim kavme!"  
11. "Firavun kavmine, artık sakınmayacaklar mı!"  
12. (Musa) dedi ki:"Ya Rab, doğrusu korkarım ki, beni yalanlarlar;  
13. ve göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harun'a da peygamberlik ver!  
14. Bir de onlara karşı suçluyum; ondan dolayı beni öldürürler diye korkarım.  
15. (Allah) "Hayır" (endişe etme), "haydi ikiniz ayetlerimizle gidin; muhakkak Biz sizinle beraberiz (olup bitenleri) dinliyoruz,  
16. haydin Firavun'a varın da deyin ki: "İnan ki biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz;  
17. İsrail oğullarını bizimle beraber salıver."  
18. (Firavun) dedi ki: "A! Biz seni çocukken bizde büyütmedik mi? ömrünün bir çok yıllarını aramızda geçirdin;  
19. -hem de o yaptığın (kötü) işi yaptın; o halde sen o nankör kafirlerdensin!"  
20. (Musa) dedi ki: "O işi o zaman yaptım, şaşkınlardandım.  
21. Sizden korkunca da aranızdan kaçtım; derken Rabbim bana hüküm lütfetti ve beni peygamberlerden kıldı.  
22. O başıma kaktığın nimet de İsrail oğullarını kul köle edinmiş olmandır!"  
23. Firavun: "Alemlerin Rabbi de ne demek?" dedi.  
24. (Musa): "O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki herşeyin Rabbidir; eğer gerçeği kesin olarak görüyorsanız."dedi.  
25. (Firavun) etrafındakilere: "Dinlemez misiniz?" dedi.  
26. (Musa): "O, sizin Rabbiniz ve daha önceki atalarınızın Rabbidir dedi.  
27. (Firavun): "Size gönderilen elçiniz mutlaka delidir." dedi.  
28. (Musa): "O, doğunun, batının ve bunların arasındaki herşeyin Rabbidir, eğer düşünüyorsanız." dedi.  
29. (Firavun): "Andolsun ki, eğer benden başkasını tanrı edinirsen, seni kesinlikle zindana kapatılmışlardan ederim?" dedi.  
30. (Musa Firavun'a): "Sana apaçık bir şey (delil) getirdimse de mi?" dedi.  
31. (Firavun): "Haydi onu getir bakayım, doğrulardan isen" dedi.  
32. Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi;  
33. bir de elini (koynundan) çekti çıkardı, o da bakanlara bembeyaz oluverdi.  
34. (Firavun) etrafındaki topluluğa: "Bu gerçekten bilgiç bir sihirbaz!  
35. Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?" dedi.  
36. Dediler ki: "Bunu ve kardeşini alıkoy! Şehirlere de toplayıcılar gönder;  
37. bütün bilgiç sihirbazları getirsinler!"  
38. Böylece tesbit edilen bir günün belli bir vaktinde sihirbazlar toplandılar  
39. ve halka: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.  
40. "şayet üstün gelirlerse, herhalde bizler sihirbazlara uyacağız." dediler.  
41. Sihirbazlar Firavun'a geldiklerinde: "Şayet biz galip gelirsek, bize muhakkak bir mükafat vardır değil mi?" dediler.  
42. (Firavun): "Evet, hem siz o vakit benim en yakınlarımdan olacaksınız." dedi.  
43. Musa onlara: "Siz ne atacaksanız atın!" dedi.  
44. Hemen iplerini ve sopalarını ortaya attılar ve: "Firavun'un yüceliği hakkı için şüphesiz biz üstün geleceğiz." dediler.  
45. Musa da asasını (yere) koyuverdi, bir de ne görsünler, onlar her ne dolap çeviriyorlarsa (bütün uydurduklarını) yutuyor.  
46. Derhal sihirbazlar secdeye kapandılar;  
47. "İman ettik alemlerin Rabbine;  
48. Musa ve Harun'un Rabbine!" dediler.  
49. (Firavun) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz! Anlaşıldı ki, o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! O halde kesinlikle yakında anlayacaksınız;çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi muhakkak çarmıha gerdireceğim!"  
50. (Büyücüler) dediler ki: "Zararı yok, mutlaka biz Rabbimize döneceğiz.  
51. Herhalde biz mü'minlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimizin bize mağfiret buyuracağını ümit ederiz.  
52. Musa'ya şunu vahyettik: "Kullarımı geceleyin yürüt (yola çıkar); çünkü takip edileceksiniz."  
53. Firavun da şehilere asker toplayıcılar gönderdi;  
54. "Bunlar, şüphe yok ki küçük ve önemsiz bir toplulukturlar;  
55. fakat hakkımızda çok kin ve nefret besliyorlar;  
56. biz ise uyanık ve tedbirli topluluk bulunuyoruz." diyordu.  
57. Böylece Biz onları bahçelerden, pınarlardan,  
58. hazinelerden ve güzel makamlardan çıkardık.  
59. ve onlan İsrail oğullarına miras kıldık  
60. Derken (Firavun ve askerleri) güneş doğmuştu ki, arkalarına düştüler.  
61. İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler.  
62. Musa): "Hayır! asla! Rabbim muhakkak benimledir, bana yolunu gösterecektir" dedi.  
63. Bunun üzerine Musa'ya: "Vur asan ile denize." diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca birdağ oluverdi,  
64. ötekileri de buraya yanaştırmıştık.  
65. Musa'yı ve beraberindekileri tamamen kurtardık,  
66. sonra da ötekileri boğduk.  
67. Şüphesiz bunda gerçekten bir ibret vardır; fakat çokları inanmadı.  
68. Ve şüphesiz ki Rabbin çok güçlü ve çok merhametlidir.  
69. Onlara İbrahim'in kıssasını da oku!  
70. O bir vakit babasına ve kavmine: "Siz neye tapıyorsunuz?" dedi.  
71. "Bir takım putlara taparız da, onlar sayesinde toplanırız." dediler.  
72. İbrahim) dedi. Dua ettiğiniz vakit onlar işitirler mi;  
73. veya size bir fayda yahut bir zarar verirler mi?"  
74. "Hayır, biz atalarımızı böyle yaparken bulduk." dediler.  
75. (İbrahim) dedi ki: "Siz ve sizden önceki atalarınızın neye taptıklarını şimdi gördünüz?  
76. İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"  
77. Onların hepsi benim düşmanımdır; alemlerin Rabbi hariç;  
78. O ki, beni yarattı, sonra da bana o doğru yolu gösterir;  
79. O ki, beni yedirir, içirir.  
80. Hastalandığım zaman O bana şifa verir.  
81. O ki, beni öldürür, sonra beni yine diriltir.  
82. Ve O ki, ceza gününde günahlarımı bağışlamasını ümit ederim.  
83. Ya Rab, bana bir hüküm ver ve beni iyiler zümresine kat!"  
84. "Ve bana gelecekler içinde güzel bir nam tahsis eyle!  
85. Ve beni Naim cennetinin varislerinden eyle!  
86. Babamı da bağışla; çünkü o yanlış gidenlerdendir.  
87. Yaratıkların diriltilecekleri gün, beni utandırma,  
88. O gün ki, ne mal fayda verir, ne oğullar!  
89. ncak Allah'a temiz bir kalp ile varan başka!"  
90. Cennet takva sahiplerine yaklaştırılmıştır.  
91. Azgınlar için de cehennem hortlatılmıştır.  
92. Ve bunlara: "Hani nerede o taptıklarınız,  
93. Allah'tan başka; nasıl size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarıyorlar mı?" denilmekte.  
94. Ve arkasından hep onlar ve azgınlar o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.  
95. Ve bütün o iblis orduları.  
96. onun içinde birbirleriyle çekişirlerken şöyle demektedirler:  
97. "Vallahi biz, doğrusu açık bir sapıklık içindeymişiz.  
98. Çünkü sizi alemlerin Rabbi seviyesinde tutuyorduk.  
99. Ve bizi hep o suçlular şaşırmıştı.  
100. Bak şimdi bizim için ne şefaatçiler var,  
101. ne de sadık bir dost!  
102. Bari bizim için geriye (dünyaya) dönme imkanı olsaydı da, mü'minlerden olsaydık."  
103. Şüphesiz bunda mutlaka alınacak bir ders vardır;öyle iken çoğu inanmadı.  
104. Ve şüphesiz ki, Rabbin çok güçlü ve çok merhametlidir.  
105. Nuh kavmi, gönderilen peygamberleri yalanladı,  
106. kardeşleri Nuh onlara şöyle dediği vakit:"Siz Allah' tan korkmaz mısınız?  
107. Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.  
108. Gelin Allah'tan korkun, bana itaat edin!  
109. Buna karşı ben sizden bir ücret de istemiyorum. Benim mükafatım ancak alemlerin Rabbine aittir.  
110. Gelin Allah'tan korkun, bana itaat edin!"  
111. "A! Senin ardına hep o reziller düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?" dediler.  
112. (Nuh) "Benim onları ne yaptıklarına dair ne bilgim olabilir?  
113. Sizin şuurunuz olsa onların hesabının ancak Rabbime ait olduğunu bilirdiniz.  
114. Hem ben iman edenleri kovmaya me'mur değilim.  
115. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım." dedi.  
116. Dediler ki: "Ey Nuh, eğer vazgeçmezsen, kesinlikle taşlanmışlardan olacaksın!"  
117. Nuh): "Ey Rabbim, anlaşıldı ki, kavmim beni yalanladılar.  
118. Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de,beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!" dedi.  
119. Bunun üzerine Biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.  
120. Sonra da arkasında kalanları boğuverdik.  
121. Şüphesiz bunda mutlak bir ibret vardır; öyle iken çoğu iman etmedi.  
122. Ve şüphesiz ki Rabbin, çok güçlü, çok merhametlidir.  
123. Ad (kavmi de) gönderilen peygamberleri yalanladı.  
124. Kardeşleri Hud o zaman onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?  
125. Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.  
126. Gelin Allah'tan korkun ve bana itaat edin!  
127. Buna karşı ben sizden bir ücret de istemiyorum. Benim mükafatım ancak alemlerin Rabbine aittir.  
128. -Siz her tepeye bir alamet bina edip eğlenir durur musunuz?  
129. Ebedi kalacakmışsınız gibi bir takım sanayiler ediniyorsunuz.  
130. Hem tuttuğunuz vakit, merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz.  
131. Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.  
132. O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri verdi.  
133. Size davarlar, oğullar, cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar verdi.  
134. "Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir."  
135. Cidden ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum."  
136. Dediler ki: "Sen ha öğüt vermişsin, ha öğüt verenlerden olmamışsın, bizce birdir.  
137. Bu sadece eskilerin adetidir  
138. Biz azaba uğratılacak değiliz."  
139. O'nu yalanladılar; Biz de kendilerini helak ediverdik. Şüphesiz bunda mutlak bir ibret vardır, ama çokları iman etmedi.  
140. Ve şüphesiz ki Rabbin, gerçekten O, çok göçlü ve çok merhametlidir.  
141. Semüd (kavmi) de gönderilen peygamberleri yalanladı.  
142. Kardeşleri Salih o zaman onlara şöyle demişti : "Allah'tan korkmaz mısınız?  
143. Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.  
144. Gelin Allah'tan korkun ve bana itaat edin.  
145. Buna karşı ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatım ancak alemlerin Rabbine aittir.  
146. Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız:  
147. cennetler, pınarlar,  
148. salkımları sarkmış hurmalar, ekinler içinde?  
149. Ki bir de dağlardan keyifli keyifli evler yontuyorsunuz?  
150. Gel'" Allah'tan korkun da bana itaat edın.  
151. -İtaat etmeyin o kimselere  
152. ki, yeryüzünü fesada verirler de ıslah etmezler."  
153. Dediler: "Sen iyice büyülenmişlerden birisisin;  
154. Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin; haydi bir ayet (mucize) getir, eğer doğru konuşanlardan isen!"  
155. (Salih): "İşte (o mucize) bir dişi deve; su hakkı bir (gün) ona, belli bir günün su hakkı da size;  
156. sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalar." dedi.  
157. Derken onu vurdular, fakat pişman oldular;  
158. çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda (alıncak) bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.  
159. Ve şüphesiz Rabbin gerçekten, O, çok güçlü ve çok merhametlidir.  
160. Lut kavmi de gönderilen peygamberleri yalanladı.  
161. Kardeşleri Lut o zaman onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?  
162. Haberiniz olsun, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.  
163. Gelin Allah'tan korkunda bana itaat edin.  
164. Buna karşı ben sizden bir ücret de istemiyorum. Benim mükafatım ancak alemlerin Rabbine aittir.  
165. Sizin için yarattığı eşleri bırakıyorsunuz da İnsanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!  
166. "Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!"  
167. Onlar): "Ey Lut, and içeriz ki (bu uyarılardan)  
168. (Lut) dedi ki: "Doğrusu ben bu işinize kin güdenlerdenim  
169. Ey Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarının uğursuzluğundan kurtar!  
170. Biz de onu ve ailesini tamamen kurtardık.  
171. Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldı.  
172. -Sonra geride kalanların hepsini yerle bir ettik.  
173. Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, ne kötü idi O uyarılanların yağmuru!  
174. Şüphesiz bunda gerçekten bir ibret vardır.  
175. Ve şüphesiz ki Allah'tan korkmaz mısınız?  
176. Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti.  
177. Hani Şuayb onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"  
178. Haberiniz olsun, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.  
179. Gelin Allah'tan korkun ve bana itaat edin.  
180. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatım alemlerin Rabbine aittir.  
181. Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın.  
182. ve doğru terazi ile tartın!  
183. Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünü ihtilalcilikle fesada vermeyin.  
184. O sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Yaratıcıdan korkun!"  
185. -Dediler: "Sen muhakkak büyülenmişlerdensin.  
186. Sen de bizim gibi bir beşerden başka nesin! Doğrusu biz seni muhakkak yalancılardan sanıyoruz.  
187. Üzerimize gökten bir parça düşürüver, eğer doğru söyleyenlerden isen."  
188. Şuayb): "Rabbim yaptıklarınızı daha iyi bilir." dedi.  
189. Hülasa onu yalanladılar, kendilerini de o gölge gününün azabı yakalayıverdi. ö cidden büyük bir günün azabı idi.  
190. Şüphesiz bunda (alınacak) bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.  
191. Ve şüphesiz ki Rabbin, gerçekten O, çok güçlü ve çok merhametlidir.  
192. Ve gerçekten bu (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir.  
193. Onu Ruhu'l-Emin (Cebrail) indirdi.  
194. Senin kalbine ki uyarıcılardan olasın,  
195. açık parlak bir Arapça ile.  
196. O, şüphesiz öncekilerin kitaplarında da var.  
197. Beni İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil mi?  
198. Eğer onu Arapça bilmeyenlerin birine indirseydik de,  
199. O onlara okusaydı, yine iman etmeyeceklerdi.  
200. Biz onu suçluların kabine öyle sokmuşuzdur.  
201. Onlar acı azabı görecekleri zamana kadar ona iman etmezler  
202. o azap kendilerine ansızın hiç farkında olmadıkları bir anda gelecektir,  
203. (O zaman) diyecekler: "Acaba bize bir mühlet verilir mi?"  
204. Acaba azabımızın acele gelmesini mi istiyorlar?  
205. Gördün ya, onlara senelerce zevk ettirsek,  
206. onra kendilerine yapılan tehdit gelip çatsa,  
207. o yaşatıldıkları zevkin kendilerine hiç faydası olmayacaktır.  
208. Bununla birlikte Biz hangi memleketi helak ettikse, muhakkak onun uyarıcıları olmuştur.  
209. (Onlara) ihtar edilmiştir ve Biz haksızlık etmiş değilizdir.  
210. Ve bunu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmedi;  
211. bu onlara hem yaraşmaz, hem güçteri yetmez.  
212. Onlar (vahyi) işitmekten kesinlikle mahrum edilmişlerdir.  
213. Bundan dolayı sakın, Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarma ki azap edileceklerden olmayasın.  
214. En yakın hısımlarını uyar.  
215. Ve sana uyan müminlere kanadını indir.  
216. Bunun üzerine sana isyan ederlerse: "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım." de.  
217. Ve O göçlü ve merhametli olana güvenip dayan  
218. O ki, (namaza) kalktığın vakit seni görüyor  
219. ve secde edenler arasında dolaşmanı da.  
220. Çünkü, herşeyi işiten, herşeyi bilen O'dur.  
221. Şeytanların kimin üzerine indiğini size haber vereyim mi?  
222. Günaha kendini kaptırmış herbir sahtekar üzerine inerler.  
223. Onlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu da yalan söylerler.  
224. Şairler (e gelince) bunların arkasına da çapkınlar, sapkınlar düşer.  
225. Görmüyor musun, bunlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.  
226. Hem de yapmayacakları şeyleri söylerler.  
227. Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çokça zikredenler ve kendilerine haksızlık edildikten sonra öclerini alanlar müstesna. O haksızlık edenler hangi inkılaba münkalib olacaklarını (hangi akibete yuvarlanacaklarını) yarın bilecekler.  

SuaraSuresinin Faziletleri

Şuara Suresi Faziletleri;İbn Abbas (ra) anlatıyor: "(Ey Muhammedi) En yakın akrabalannı uyar." (Şuara 214) meâlindeki âyet indiği zaman, Resûlullah (sav) Safâ tepesi üzerine çıktı ve şöyle bağırmaya başladı:
"Ey Benî Fihr!, Ey Benî Adiyy!" Bunlar Kureyş kabilesine mensup boylardı. Toplandılar.
Onlara şöyle hitab etti:
"Ben size, "Şu vadide atlılar var, sizlere saldırmak istiyor"desem, beni tasdik eder misiniz?"
Hep beraber şu cevabı verdiler:
"Evet, tasdik ederiz, şimdiye kadar hiç yalanma rastlamadık, hep doğru söyledin."
"Öyleyse dinleyin!" dedi. "Önünüzde bekleyen şiddetli bir azabı size haber veriyorum."
Ebu Leheb atılıp:
"-Ey Muhammedi Ey kuruyasıca! Bizi bunun için mi çağırdın?" dedi.
Bunun üzerine: "Ebbu Leheb'in iki eli kurusun. Kendisi de kurudu…" diye başlayan Leheb suresi nazil oldu." (Buhârî)

Şuara Sûresi, zarardan korunmak için okunur. Yedi kere okuyan kimseye, Hak Teala bütün mahlukatı ile muhabbet ettirir.


Suara Suresi Dinle

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir