Hicr Suresi ve Faziletleri

Hicr Sûresi (Türkçe Okunuşu)​​

BİSMİLLAHİRAHMANİRAHİM

1. Elif lam ra tilke ayatül kitabi ve kur'anim mübın  
2. Rubema yeveddüllezıne keferu lev kanu müslimın  
3. Zerhüm ye'külu ve yetemetteu ve yülhihimül emelü fe sevfe ya'lemun  
4. Ve ma ehlekna min karyetin illa veleha kitabüm ma'lum  
5. Ma tesbiku min ümmetin eceleha ve ma yeste'hırun  
6. Ve kalu ya eyyühellezi nüzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun  
7. Lev ma te'tına bilmelaiketi in künte mines sadikıyn  
8. Ma nünezzilül melaikete illa bil hakkı ve ma kanu izem münzarin  
9. İnna nahnü nezzelnez zikra ve inna lehu le hafizun  
10. Ve le kad erselna min kablike şiyeıl evvelin  
11. Ve ma ye'tıhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun  
12. Kezalike neslükühu fı kulubil mücrimin  
13. La yü'minune bihı ve kad halet sünnetül evvelin  
14. Ve lev fetahna aleyhim babem mines semai fe zallu fıhi ya'rucun  
15. Le kalu innema sükkirat ebsaruna bel nahnü kavmün meshurun  
16. Ve le kad cealna fis semai bürucev ve zeyyennaha lin nazırın  
17. Ve hafıznaha min külli şeytanir racım  
18. İlla menisterekas sem'a fe etbeahu şihabüm mübın  
19. Vel erda medednaha ve elkayna fıha ravasiye ve embetna fıha min külli şey'im mevzun  
20. Ve cealna leküm fıha meayişe ve mel lestüm lehu bi razikıyn  
21. Ve im min şey'in illa ındena hazinühu ve ma nünezzilühu illa bi kaderim ma'lum  
22. Ve erselner riyaha levakıha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakümuh ve ma entüm lehu bi hazinın  
23. Ve inna le nahnü nuhyı ve nümıtü ve nahnül varisun  
24. Ve le kad alimnel müstakdimıne minküm ve le kad alimnel müste'hırın  
25. Ve inne rabbeke hüve yahşüruhüm innehu hakımün alım  
26. Ve le kad halaknel insane min salsalim min hameim mesnun  
27. Vel canne halaknahü min kablü min naris semum  
28. Ve iz kale rabbüke lil melaiketi innı haliküm beşeram min salsalim min hameim mesnun  
29. Fe iza sevveytühu ve nefahtü fıhi mir ruhıy fekau lehu sacidın  
30. Fe secedel melaiketü küllühüm ecmeun  
31. İlla iblıs eba ey yekune meas sacidın  
32. Kale ya iblısü ma leke ella tekune meas sacidın  
33. Kale lem ekül li escüde li beşerin halaktehu min salsalim min hameim mesnun  
34. Kale fahruc minha fe inneke racım  
35. Ve inne aleykel la'nete ila yevmid dın  
36. Kale rabbi fe enzırnı ila yevmi yüb'asun  
37. Kale fe inneke minel münzarın  
38. İla yevmil vaktil ma'lum  
39. Kale rabbi bima ağveytenı le üzeyyinenne lehüm fil erdı ve le uğviyennehüm ecmeıyn  
40. İlla ıbadeke minhümül muhlesıyn  
41. Kale haza sıratun aleyye müstekıym  
42. İnne ıbadı leyse leke aleyhim sültanün illa menittebeake minel ğavın  
43. Ve inne cehenneme le mev'ıdühüm ecmeıyn  
44. Leha seb'atü ebvab likülli babim minhüm cüz'üm maksum  
45. İnnel müttekıyne fı cennativ ve uyun  
46. Üdhuluha bi selamin aminın  
47. Ve neza'na ma fı sudurihim min ğıllin ıhvanen ala sürurim mütekabilın  
48. La yemessühüm fıha nesabüv ve ma hüm minha bi muhracın  
49. Nebbi' ıbadı ennı enel ğafurur rahıym  
50. Ve enne azabı hüvel azabül elım  
51. Ve nebbi'hüm an dayfi ibrahım  
52. İz dehalu aleyhi fe kalu selama kale inna minküm vecilun  
53. Kalu la tevcel inna nübeşşiruke bi ğulamin alım  
54. Kale e beşşertümunı ala em messeniyel kiberu fe bime tübeşşirun  
55. Kalu beşşernake bil hakkı fe la teküm minel kanitıyn  
56. Kale ve mey yaknetu mir rahmeti rabbihı illed dallun  
57. Kale fe ma hatbuküm eyyühel murselun  
58. Kalu inna ürsilna ila kavmim mücrimın  
59. İlla ale lut inna le müneccuhüm ecmeıyn  
60. İllemraetehu kadderna inneha le minel ğabirın  
61. Felemma cae ale lutnil murselun  
62. Kale inneküm kavmümü münkerun  
63. Kalu bel ci'nake bima kanu fıhi yemterun  
64. Ve eteynake bil hakkı ve inna le sadikun  
65. Fe esri bi ehlike bi kıt'ım minel leyli vettebı' edbarahüm ve la yeltefit minküm ehadüv vemdu haysü tü'merun  
66. Ve kadayna ileyhi zalikel emra enne dabira haülai maktuum musbihıyn  
67. Ve cae ehlül medıneti yestebşirun  
68. Kale inne haülai dayfı fe la tefdahun  
69. Vettekullahe ve la tuhzun  
70. Kalu e ve lem nenheke anil alemın  
71. Kale haülai benatı in küntüm faılın  
72. Le amruke innehüm le fı sekratihim ya'mehun  
73. Fe ehazethümüs sayhatü müşrikıyn  
74. Fe cealna aliyeha safileha ve emtarna aleyhim hıcaratem min siccıl  
75. İnne fı zalike le ayatil lil mütevessimın  
76. Ve inneha le bisebılim mükıyn  
77. İnne fı zalike le ayatel lil mü'minın  
78. Ve in kane ashabül eyketi le zalimın  
79. Fentekamna minhüm ve innehüma le bi imamim mübın  
80. Ve le kad kezzebe ashabül hıcril murselın  
81. Ve ateynahüm ayatina fe kanu anha mu'ridıyn  
82. Ve kanu yenhıtune minel cibali büyuten aminın  
83. Fe ehazethümüs sayhatü musbihıyn  
84. Fe ma ağna anhüm ma kanu yeksibun  
85. Ve ma halaknes semavati vel erda ve ma beynehüma illa bil hakk ve innes saate le atiyetün fasfehıs safhal cemıl  
86. İnne rabbeke hüvel hallakul alım  
87. Ve le kad ateynake seb'am minel mesanı vel kur'anel azıym  
88. La temüddenne ayneyke ila ma metta'na bihı ezvacem minhüm ve la tahzen aleyhim vahfıd cenahake lil mü'minın  
89. Ve kul innı enen nezırul mübın  
90. Kema enzelna alel muktesimın  
91. Ellezıne cealül kur'ane ıdıyn  
92. Fe ve rabbike le nes'elennehüm ecmeıyn  
93. Amma kanu ya'melun  
94. Fasdoa'bima tü'meru ve a'rıd anil müşrikın  
95. İnna kefeynakel müstehziın  
96. Ellezıne yec'alune meallahi ilahen ahar fe sevfe ya'lemun  
97. Ve le kad na'lemü enneke yedıyku sadruke bima yekulun  
98. Fe sebbıh bi hamdi rabbike ve küm mines sacidın  
99. Ve'büd rabbeke hatta ye'tiyekel yekıyn  


Hicr Suresi Anlamı

1. Elif Lâm Râ. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın âyetleridir.  
2. İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.  
3. Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.  
4. Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.  
5. Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.  
6. Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"  
7. "Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"  
8. Biz melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.  
9. Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.  
10. Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.  
11. Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.  
12. Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.  
13. Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.  
14, 15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.  
16. Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.  
17. Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.  
18. Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.  
19. Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.  
20. Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.  
21. Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.  
22. Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.  
23. Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz  
24. Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.  
25. Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.  
26. Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.  
27. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.  
28, 29. Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.  
30. Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.  
31. Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.  
32. Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.  
33. İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."  
34, 35. Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir" dedi.  
36. İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.  
37, 38. Allah da, "O halde sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.  
39, 40. İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.  
41, 42. Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.  
43. Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.  
44. Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.  
45. Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.  
46. Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.  
47. Biz onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.  
48. Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.  
49, 50. Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.  
51. Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.  
52. Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.  
53. Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.  
54. İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.  
55. "Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.  
56. Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"  
57. İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.  
58. Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.  
59, 60. Lût'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lût'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik."  
61, 62. Elçiler (melekler) Lût'un ailesine gelince Lût onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.  
63. Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."  
64. "Biz sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."  
65. "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."  
66. Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."  
67. Şehir halkı sevinerek geldiler.  
68. Lût dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."  
69. "Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.  
70. Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten menetmemiş miydik" dediler.  
71. Lût: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.  
72. (Melekler Lût'a:) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş halde sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.  
73. Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.  
74. Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.  
75. Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.  
76. O şehrin kalıntıları hâlâ mevcut olan bir yol üstünde duruyor.  
77. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.  
78. "Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.  
79. Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şuayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.  
80. Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.  
81. Biz onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.  
82. Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.  
83. Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.  
84. Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.  
85. Biz gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.  
86. Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın (ve herşeyi) bilenin ta kendisidir.  
87. Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve büyük Kur'an'ı verdik.  
88. Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.  
89. De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."  
90. Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.  
91. Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.  
92, 93. Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.  
94. Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.  
95, 96. Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.  
97. Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.  
98. O halde Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.  
99. Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

 

Hicr Suresinin Faziletleri

HİCR SURE-İ ŞERİFESİNİN ESRARI:


BOL RIZK VE MAİŞETE NAİL OLUR


          Her arabi ayın ibtidası ile 15. günü sabah namazından evel kalkıp abdest alarak Allah rızası için iki rekat namaz kılarak kıbleye karşı oturup "Hicr" sure-i şerifesini okuyan ve devamınla 3 ihlas 1 fatiha ve 7 defa salat ü selam okuyarak Peygamber ( S.A.V. ) Efendimizin ravza-i mutahharalarına hediye etmekle "ya rabbi beni senden başka bir kimseye muhtaç etme" diye dua eden kimse biiznillahi teala rızk ve maişet hususunda kimseye muhtaç olmaz bol rızk ve maişete nail olur.
Bu sure-i şerifeyi temiz bir kağıda yazıp üzerinde taşıyan kimsenin rızk çok alışverişi bol ve bereketli olur kazancı ve karı ziyade olur onu herkes sever ve halkın kalpleri ona meyleder onunla muamele yapmayı arzu ederler.
 

MÜŞTERİ ARTAR SAHİPLERİ FEVKALADE TİCARET YAPARLAR:


           Bu sure-i şerife yazılıp üzerine 101 defa ya latif, 101 defa ya rezzak, 101 defa ya kerim ve 101 defa ya hayy ü ya kayyum okunduktan sonra bir dükkan veya ticarethanenin içinde yüksek bir yere konulursa orada bulunan mallar ve eşyalar telef olmaktan bozulmaktan sirkatten ve yangından ve her türlü afetlerden emin ve mahfuz olur müşterisi artar ve sahipleri fevkalade ticaret yaparlar.


Hicr Suresi Dinle

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir